| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | put away f. | ortadan kaldırmak | ||
|
Put away your wallet. Cüzdanını ortadan kaldır. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | kaldırmak | ||
|
I was asked to put away all the papers we used at the meeting. Toplantıda kullandığımız tüm kağıtları kaldırmam istendi. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | silip süpürmek | ||
|
Dean can really put away the food. Dean, yemeği gerçekten silip süpürebilir. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | biriktirmek | ||
|
Tom can put away more money, tax-deferred, for retirement. Tom emeklilik için vergisi ertelenmiş daha fazla para biriktirebilir. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | mideye indirmek (yemeği) | ||
|
Dean can really put away the food. Dean yemeği resmen mideye indirebilir. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | bir kenara bırakmak | ||
|
After listening to the debate here, I have put away the script for the speech I had prepared. Buradaki tartışmayı dinledikten sonra, hazırladığım konuşma metnini bir kenara bıraktım. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | hapse atmak | ||
|
You should be put away. Seni hapse atmalılar. More Sentences |
||||
| Genel | put away f. | kenara koymak | ||
|
Put away your bicycle. Bisikletini bir kenara koy. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | put away expr. | yerine koy | ||
|
Put away your things. Eşyalarını yerine koy. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | put away f. | tıkınmak | ||
| Genel | put away f. | artırmak | ||
| Genel | put away f. | hakkından gelmek | ||
| Genel | put away f. | denize açılmak | ||
| Genel | put away f. | öldürmek | ||
| Genel | put away f. | öldürmek (yaşlı/hasta bir hayvanı) | ||
| Genel | put away f. | vazgeçmek | ||
| Genel | put away f. | sonrası için bir kenara koymak (para vb) | ||
| Genel | put away f. | ayırmak | ||
| Genel | put away f. | bir kenara atmak | ||
| Genel | put away f. | akıl hastanesine kapatmak | ||
| Genel | put away f. | yerine koymak | ||
| Genel | put away f. | içeri atmak | ||
| Genel | put away f. | bırakmak | ||
| Genel | put away f. | saklamak | ||
| Genel | put away f. | bırakmak (bir düşünceyi) | ||
| Genel | put away f. | yuvarlamak (içeceği) | ||
| Genel | put away f. | bir tarafa koymak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | put away f. | ait olduğu yere geri bırakmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | aldığı yere geri koymak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | başından savmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | başından atmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | çevresinden uzaklaştırmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | ortadan kaldırılmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | mal olmak (pahalıya vb) patlamak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | boşanmak | ||
| Öbek Fiiller | put away f. | gömmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | put away f. | bir tarafa koymak | ||